14 Eki 2010

Camille

Kadın,
Fransız,
Heykeltraş,
Rodin'in sevgilisi,
Paul Claudel'in ablası
Aşık oldu,
Acı çekti,
Delirdi,
Bir akıl hastanesinde
ölünceye kadar kapalı kaldı.

Camille Claudel (1864-1943)
Dahasını merak ediyorsanız  buradan okuyabilirsiniz.

Camille'le üniversite yıllarımda en yakın arkadaşım Elif sayesinde tanıştım.
 Camille Claudel / Bir Kadın isimli biyografisini okuduktan sonra daha da tanıdım ve hayran kaldım.
Elif benden de çok hayrandı ve çalışmalarının çoğunda Camille Claudel imgesini kullandı.. 
Daha sonra başrollerini İsabelle Adjani (Camille) ve Gerard Depardieu ( Rodin)' nun canlandırdığı 1988 yapımı filmini izledik
Her ne kadar tamamen gerçekleri yansıtmamış olsa da çok başarılı bir filmdi. Zaten bu yüzden eleştirmedim hiç, bilindiği gibi çoğu zaman filmler yaşananların aynısını yansıtmaz ve zorunda da değildir. 
Herneyse bu konuya girersem zor çıkarım gibi geldi :) Biraz filmin görsellerine bakın bakalım.
 Camille Claudel'in heykellerini  hayatındaki eksikleri tamamlayan puzzle parçalarına benzetiyorum, Eserlerinde, ne annesinden ne de büyük aşkı Rodin'den göremediği sevgiyi, aşkı ve onun hassas ruhunu bulabilirsiniz.
the prayer 1889
Sakountala Marble
Clotho
l'age mur
( Camille'in Rodin'e ve karısı Rose'a öfkesini ve ruh halini en iyi anlatan eserlerinden biridir. Rodin'in tepkisi ise biraz sert olmuştur : "Beni iki kadın tarafından parçalanmış bir kukla gibi göstermişsin, bu iğrenç bir karikatür, sen de ikinci sınıf bir heykeltıraşsın!” )
1886 Sakountala üzerinde çalışırken...
Hayatının en önemli dönemini tam 30 yılını akıl hastanesinde geçirdi.

15 Ekim Cuma günü Türkiye'de ilk kez (demişler :) İzmir Fransız Kültür Merkezi'nde tek kişilik bir oyunla sahneye alınacak "Camille"
merakla bekliyoruz bakalım...
Biletler: yetişkin 15 TL öğrenci  7,5 TL

Camille'den sözlerle bitirmek istiyorum:
'Bu kadar yalnız kalmak için ne yaptım?
Bir avuç toprağı yoğurmayı bile bilmeyenler.
Duygusuz yavan insanlar.
Bu benim ruhum en kutsal varlığım...
Bunlar çalışma saatleri. Ruhumun yandığı saatler.
Siz yiyip içerken, dalga geçerken, oburca tıkınırken, ben heykelimle yalnızdım..
Ve yavaş yavaş akan benim hayatımdı..
Bu toprağın derinliklerine kanımı...akıtıyordum...''

7 yorum:

Tuğçe Bektaş dedi ki...

Vay canına çok etkilendim, ilk olarak kitabını okuyarak işe kuyulucam..

Matissera dedi ki...

@Tuğçe bence de önce kitabını oku, ben çok etkilenmiştim ^.^

CEPAYNASI dedi ki...

kitabı,filmi ve kendisi...
etkileyiciydi....

Matissera dedi ki...

@CEPAYNASI kesinlikle :)

vintage peony dedi ki...

Yazı çok güzel olmuş matim

Matissera dedi ki...

@vintagepeony sağol vintm ^_^

BAHAR AKINCI dedi ki...

Merhaba,

ben de Camille kitabını üniversite yıllarında (GSF) okumuş ve çok etkisinde kalmıştım. Geçtiğimiz Cuma oyunu izlemek üzere Fransız Kültür'deydim. Tek kelime ile uzun zamandır seyrettiğim en iyi eserlerden biri ve çok sağlam bir performanstı diyebilirim.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails