my life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
my life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 May 2013

Dolls

Geçen hafta Karşıyaka'da Özge'yle yaptığımız küçük gezintiden bir kaç kare, bana  'nun filmlerini anımsattı. 

3 Oca 2013

Çöpten Mati

Bugün, farkında olmadan kendimi çizmişim, 
İşte Çöp Mati karşınızdaa!


 

12 Eki 2012

Song of the day! "Joey Negro"

Funky junky  kafalar...
Bu ara çalışırken sürekli bunu dinliyorum.
Beni sanki;
 60'lar, 70'ler (tamam belki de 80'ler) Florida, Los Angeles'ına götürüyor.
Az sonra varacağım, dolunay altındaki ışıl ışıl partiye giderken,
Mavi, üstü açık bir Dodge Challenger içinde,
saçlarımın yaz melteminde salınmasına izin veriyorum.
 Başımı gökyüzüne çevirdiğimde tek gördüğüm,
sahil yolunu takip eden, sağlı sollu palmiyeler ve 
gün batımının hemen ardından gelen dip dye bir gökyüzü..

İşte bu parça da sanki; 
bonus kafalar ve el çırpışlarıyla dolu,
 neşeli, ışıl ışıl bir geceye başlangıç heyecanının kalbimdeki tınısı...

 

parçanın tamamını soundcloud'da buradan dinleyebilirsiniz.

 

Parçayı keşfetme sebebim: Özge'ye ♥♥♥

28 Ağu 2012

Back View of My Hair Today!

bir de öyle küçük dövmem olsaydı iyiydi





kaynak: rick nunn (fotoyu bana yollayan arkidişim Çido ya tişikürler ^.^)

17 May 2012

Pitaya

...derken bir anda kopan gürültüyle, 
gözümde kıvılcımların belirmesi bir oldu
ve
anlamsız bir sarsıntıyla
atmosferde dolaşan bir tüy kadar yumuşak
düştüm dünyaya. 
Düştüğümde sarı ayakkabılarım birer limona dönüşmüştü,
 fuşya çantam ise Pitaya* ya..
 Kafamda yıldızlar dönmeye başladı, 
işte o an rüyada olduğumu anladım.
 Limonlar: Alsancak
Pitaya: Bershka



 * Hey! bu arada sevgili arkidişim Doorstepping çekilişler yapar da katılmaz mıyım? Siz de katılın diye de işte paylaşıyorum, hadi bakalım, Dogo Dogo Dogo!

9 Nis 2012

Mutlu Olalım Projesi


  Sevgili arkadaşım Noraashira sayesinde haberim olan,
 çok önemli bir projeyi aktarmak istiyorum. 
  Sağlıklı olmanın gerçekten ne kadar önemli birşey olduğunu, 
nefes alıyor olmanın bile aslında bir lütuf olduğunu,
 günlük hayatın koşturmacası içinde pek de farketmiyorum çoğu zaman.
 Ama; bunların her an elinden kayıp gidebileceğini düşünerek yaşayan
 ve 
yardım bekleyen insanları görmezlikten gelemem. 
Bir gün aynı duruma hepimiz düşebiliriz
 ve .. 
herneyse amacım burada acıtasyon yaparak tüm puanları toplamak değil.
Sadece bazı gerçeklere yüz çevirmeden, en azından birilerinin sağlığına kavuşmasına katkıda bulunabilmek.
Bi gün alt tarafı gidip mutfaktan su almaya bile üşenebilirsiniz
 ya da
 sabahın köründe o sıcacık yatağınızdan kalkıp işe gitmeye..
 saati erteler durursunuz.
Ben de üşenirim bazen çoğu şeye 
ama;
 böylesi önemli bir konuda, üşenmeye hakkım yok gibi geliyor.



Gelin Siz de Sadece 30 Dakikanızı Ayırarak 3 Kişinin ve yakınlarının hayatına Umut olun...

Mutlu Olalım Projesi ve Ege Üniversitesi Kan Merkezi iş birliğiyle herkesi
05 Mayıs Cumartesi-06 Mayıs Pazar günü kan bağışçısı ve ilik dönor'ü olmaya davet ediyoruz.

... Unutmayın, birgün siz veya en yakınlarınız da kan ve ilik bağışına ihtiyaç duyabilir.

Yer: Ege Üniversitesi Kan Merkezi

Tarih: 05.Mayıs 2012 Cumartesi ve 06.Mayıs 2012 Pazar

Saat: 13:00- 19:00 saatleri arası


Mutlu Olalım Projesi gönülleri sizleri Ege Üniversitesi poliklinikleri önünde karşılayıp kan merkezine kadar refakat edeceklerdir.


Tüm merak ettikleriniz için iletişim bilgilerimiz:


mutluolalim@gmail.com
Özlem Şengir: 05554992065

Not: Belirtilen tarihlerde katılamayacaksanız, ilerideki kan ihtiyaçlarında destek olmak üzere bizimle telefon numaranız,mail adresiniz,adınız soyadınız ve kan grubunuzu paylaşırsanız; ihtiyaç halinde tarafınıza geri dönüş yapılacaktır.




Genel Bilgiler




http://www.kanmerkezi.ege.edu.tr/index.php?lid=1&SayfaID=298&cat=details

www.kanmerkezi.ege.edu.tr

www.mutluolalim.com






29 Mar 2012

Helöö

Hiç de sevmem böyle uzun aralar verdikten sonra yazmayı.
Fekat, geçerli ve güzel bir bahanem olduğunda sevebiliyorum tabiiki.

Uzunnca bir süredir yoktum, çünkü iş arama, görüşmeler, hastalık üstüne hastalık, işe başlama, işe adapte olma vs derken bir türlü fırsat bulup iki çizik atamadım, iki kelam laf edemedim. Gerçi okuyan ve yazmamı bekleyen var mı şüpheliyim ama yine de kendi kendime burda takılmayı seviyorum.

Herneyse, fotoğraf makinamız aylardır arızalı olduğu için, fotoğraf koyamıyorum şimdilik. Görselsiz de çok kuru bir post oluyor ama napalım.

İş durumları olmadan önce bloga haftalık plan yapmıştım, bi gün blonde bi gün röportaj vs diye ve uygulamaya da başlamıştım ama dediğim gibi kaldı. Neyse şimdi tekrar başlıycam inşallah. Bakalım, anca adapte oluyorum işe.

Sonunda seveceğim bir iş buldum, hem moda, hem international hem de grafik tasarım. Hepsi birleşince tadından yenmedi benim için.

Bu arada saçlarımla başım dertte yine, dipler çıktıkça koyu sarı dip boya yapıorum, ama nereye kadar? Platin dip boya yapmam mümkün değil zaten kopmuştu saçlarım hala kendine gelemedi, içimde bir ses vazgeç platin rüyadan diyor ama bir yandan da Hesi'min Kozmoz'undaki renkler aklımı başımdan alıyor, lila yapmayı düşünüyorum bu ay, ondan sonra bakıcaz artık saçların gidişat iyi değil :/

Saç demişken geçen sene, platin saçlarımın en sağlıklı halinden bi foto koyayım madem hem görselsiz kuru kuru post olmaktan çıkar :)


Böyle işte ne çok konuştum, alışkın değilim bu kadar konuşmaya,
ciao!


4 Oca 2012

Yeni yıl, ilk yazı vs.. bitmeyen hazırlıklar

Selam!
Yeni bir yıla daha giriş yaptık, ben pek farketmedim henüz ama yeni yılın yenilikler getireceğini ve bu sene de 
hayatımda bir çok alanda değişiklikler yapacağını geçen yılların tecrübesinden dolayı biliyorum. 

Hiçbirşeyin değişmediği bir yıl daha görmedim.

 Pek birşey değişmedi dediğim zaman geriye dönüp baktığımda aslında ne 
kadar çok şeyin değiştiğini, yitirdiklerimi, getirdiklerini görebiliyorum.

Bunların en başında en önemlisi ve benim 
için en hayırlısı olan konu da işi bırakmam oldu. (Ananemin vefatı ise en üzücü olanı; daha fazla açmak istemiyorum bu konuyu, çünkü üzülüyorum.)

Şimdi daha serbest bir şekilde düşünebiliyor ve yeteneklerime göre hareket etmeye çabalıyorum en azından.

 Herneyse umarım güzel şeyler olur bu sene.

Bir kaç post önce bahsettiğim, tanıdığım yetenekli arkadaşlarımla olan röportaj kıvamında sohbetlerin
 hazırlıkları devam ediyor unuttum sanmayın diye bir görüneyim istedim.
Siz okurken sıkılmayın aksine eğlenin diye de elimden geleni yapmaya çalışıyorum, aslında röportaj konusunda baya bir acemiyim. Röportaj yapmak hiç de kolay bir iş değilmiş bunu da anlamış oldum.
Röportaj kıvamındaki sohbetlerimi yayınlarken , kuru kuru düz bir yazı olsun istemedim farklı bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama çok da sabırsız biri olduğum için bir an önce bitsin de yayınlayayım istiyorum. 
Ama tabiiki bitmedi, ben yine de size bir kuple, bir kesit göstereyim istedim.
Ciao!

27 Ara 2011

Yakında!

Bundan böyle burada bazı yetenekli insanlarla yaptığım söyleşilere ve röportajlara da yer vermek istiyorum. İlk konuklarım arkadaşlarım olacak, çevremde birbirinden yetenekli arkadaşlarım varsa elbette ki onlarla başlamalıyım değil mi?
 Aslında uzun bir süredir kafamda bu konuyla ilgili düşünceler uçuşup duruyordu. Yeşim's Caricatures'ı yazdığımda, çevremdeki diğer insanları, özellikle de Üniversiteden arkadaşlarımı sizinle tanıştırmayı ve yaptıklarını paylaşmayı çok istemiştim. Çünkü gerçekten birbirinden yetenekli ve başarılılar.
 Şimdi bazı şeyler kafamda şekillenmeye başladı ve en kısa zamanda da blogda okuyacaksınız. Sanıyorum tam olarak zamanla oturacak bu düzen. Şimdiden liste yapmaya başladım bile o kadar çok isim var ki sizi tanıştıracağım!
Bu arada röportaj dışında okuması keyifli spontane sorular da olacak.
Totomu kaldırdım nihayet, şimdi işe koyulma zamanı!

26 Ara 2011

Bambi'yle yeni yıl!

Cindrella Under the Umbrella 'nın Bambi'yle yeni yıl kombini yarışmasında
"Evde yılbaşı" kombinimi seçen Zeynep Tayalı'ye ve Bambi Ayakkabı' ya çok teşekkürler, babetler benim oldu ^_^
Zeynep Tayalı'nın yeni yıl ev partisi kombinim için yorumu:
"Babet kombinleri arasında en şaşırtıcı olanı belki de Matissera'nınki. Hiç bir aksesuara yer vermemiş, zaten kızlar arasında bir ev partisinde ne gerek var. Yılbaşının eğlencesini yansıtan boynuzlu bir taç yeter. Tam anlamıyla teferruatsız bir kombin ama sezon trendlerinden en cesurunu yansıtıyor: Transparan uzun etek ve büyük örgü kazak...Kazağın bordo olmasına da tam puan!


16 Ara 2011

Yeşim's Caricatures


Yeşim, benim üniversiteden çok yetenekli bir arkadaşım. O Tekstil Tasarım okudu, çok da başarılı bir öğrenciydi.

 Onu okulda ne zaman görsem üstünde başında mutlaka bayıldığım bir parça olurdu ve her sorduğumda da "ben yaptım" derdi :)
 Mesela bir gün kulağındaki küpelere vurulmuştum, oval ya da yuvarlaktı ve üzerinde illüstrasyonlar falan vardı, yani o zamanlar böyle parçalar görmeye pek de alışık değildik.
 Sordum, elbette "ben yaptım" dedi :)) Sonra başka bir gün de botlarına vurulmuştum, eskitme metalik parlıyordu, yine sordum "ben boyadım" dedi.
 İnanılmaz yaratıcı ve eğlenceli, şirin mi şirindir kendisi.
Kendine özgü tarzını ve karikatürlerini sizin de bilmenizi, tanımanızı  istedim.

Şuanda da özel günler ve davetiyeler için portre karikatürler tasarlıyor: evlilik, sevgililer günü, yılbaşı, yaşgünü istediğiniz her türlü şey için sevimli karikatürler çiziktiriyor. Eğer ben de isterim derseniz de, kişi ya da kişilik özelliklerini yansıtan fotoğraflar, kişilik özellikleri, hobi ve meslek bilgileri gibi bir kaç detayı alması yeterli oluyor.

Ayrıca;  bu ara freelance olarak çocuklar ve bebekler için; özellikle ev tekstili ürünlerine karakterler ve desenler tasarlamaya başladı Yeşim Deliboz ismiyle.


Ben onun karikatürlerine bayılıyorum, yaptığı çalışmalardan birkaç örnek koydum. Umarım siz de beğenirsiniz, daha fazla örnek görmek için ya da iletişime geçmek için facebook adresinden ona ulaşabilirsiniz. Yeşim's Caricatures facebook











Nasıl Bir Yılbaşı hediyesi İsterdiniz?

Valla ben bol bol kıyafet, inci boncuk kolye-yüzük, kitap, oyuncak, fotoğraf makinası, ayakkabı, parfüm, şapka, ha bir de biri araba hediye etsin isterdim :D siz de benim kadar maymun iştahlı mısınız ? :D
Christmas Wishlist!

Christmas Wishlist!, matissera tarafından wedge heel shoes ile yaratıldı

17 Kas 2011

Aylar sonra...

Sanki aylar, hatta yıllar geçti de hiç yeni yazı yazmadım gibi hissettim. Halbu ki yurtta dünyada neler oldu neler, ama tekrar tekrar yazıp da, hatırlatıp da hiç can sıkmak istemiyorum, zaten hepimiz biliyoruz.

Güzel düşünelim güzel olsun, laf olsun diye demedim ama gerçekten böyle düşünen birisi olmaya çabalıyorum ve buna inanıyorum. Sürekli üzülerek, aynı kötü şeyleri tekrar tekrar düşünerek, herkesi, herşeyi eleştirerek, iyi şeyler düşünmenin, zihinde olumlu şeyler yaratmanın imkansız olduğuna inanıyorum.Sonrasında da iyi şeyler olmasını beklemenin hiç bir anlamı yok gibi geliyor bana.

Herneyse yine lafı uzatmayayım, dinlenmeceli günlerdeyim, huzurluyum,  hasta olmadığım zamanlarda enerjiğim, iyi hissediyorum.

Kendime kazak örüyorum, üşüyen, kucağıma zorla sığışıp, burnunu koltukaltıma dayayan kedime de kazak örüyorum. Gerçi onu benden çok annem örüyor :)

Co-pilot olma yolunda hızlıca ilerliyorum :) Nasıl oldu derseniz, aslında hikaye biraz uzun ama ben kısaca anlatayım;
esinspiration ve eniştem bu işlere yıllardır çok meraklı ve olayın hep içindeler.
Hatta benim de bi 10 sene önce falan rallilerde ve pist yarışlarında gözetmenlik yapmışlığım var.
Geçtiğimiz Ege rallisinde eniştem ve esinspiration yarışmışlardı.
29 Ekim Cumhuriyet bayramı dolayısıyla tekrar yarıştılar ve ben de bir arkadaşlarının 1 günlüğüne co-pilotu oldum.
Ama bundan sonra da hep onun co-pilotu olacak gibi görünüyorum, o yarıştığı sürece tabi :) İnanılmaz zevkli, adrenalin had  safhada. :)

Tekrar resim yapmaya başladım, kavuştum da diyebiliriz.Umarım devamı gelir, buraya bir kaç görsel koymak isterdim ama bu pek mümkün değil henüz, umarım bir sonraki yazımda olur :) Uzun zamandır kafamda tam olarak netleşmemiş bir konu vardı. İpucu vermek gerekirse müzikle ilgili. Hala tam olarak baştan sona netleşmedi ama bir yerden başlamam gerekiyordu zaten. Uzun süredir çalışmadığım için, hazırda gelen ilhamı geri tepmek olmazdı. :)

Saçlarımı tamamen daha koyu bir renge boyatmadan kurtarmanın bir yolunu buldum gibi, şu an gayet iyi görünüyor, e henüz fotoğraf yok tabi, beklemede kalın.Coming soon! :)

Düşündüm de hiç görselsiz yazı kupkuru geldi, hiç böyle yazmamıştım, araya bi foto sıkıştırayım dedim, Cumhuriyet Rallisinden. Bundan sonraki pilotum Özge ve  yanımda da zaten ünlü ve başarılı bir rallici Mithat Diker var ^_^

tabi tipsizlik dizboyu :S

24 Eyl 2011

Sonbahar Travması

Yere düşen yaprakların sayısı artmaya başladıkça, anlaşılıyor sonbaharın yaklaşmakta olduğu.

Yazlıkçılar tatilden tıpış tıpış dönüyor, öğrenciler okul kayıtları için koşturuyor, üç ay boyunca Texas'ı aratmayan yalnız, ıssız ve kavruk caddeler, yeniden dolup taşmaya başlıyor. Dershane önleri, cafeler, duraklar, alışveriş merkezleri gittikçe artan bir kalabalığa bürünüyor.

Gerçek hayat bize alaycı, gülümseyerek: "Hoşgeldiniz!" diyor.

Evet, gerçek hayata hoşgeldiniz!

İş stresi, okul bocalaması, trafik karmaşası, egzos kokusu, "yarın ne giysem?" stresi, sabah geç kalmaları, kalp çarpıntılarına hoşgeldiniz!

Tatil sonrası asık suratlara, düzeni oturmamış yazdan kalma uykulara,  yaptğınız kumdan kalelerin, sonbahar rüzgarıyla yıkılışına hoşgeldiniz!

Durun bir dakika! Herşey bu kadar da kötü olamaz öyle değil mi?Ama elde değil tabiiki, her tatil sonrası bu travmadan kaçış yok. Elbet gelip bir şekilde bizi bulacak, ilk iş ya da okul günümüzde.

Fakat; geçici bunlar geçici. Yazın tembelliği bitiyor diye üzülsek de, özledik sonbaharı, kışı. Hala özlemeyen varsa, bir kaç güne kalmaz şimdiden çekerler yorganlarını burunlarına, ilk sonbahar yağmurunun serinliğinde. 

Şimdi çalışma vakti, depolanan müthiş enerjiyle iyi bir iş çıkartmak şart. 


                  Peki ben ne yaptım? Tabi eğer merak eden varsa söyleyeyim.Uzun süredir yapmayı istediğim birçok şeyi yapmaya başladım. 29'umda ehliyet aldım, en büyük eğlencem olacak olan Matissera Store'u açtım, işi bıraktım, istifa ettim.

Öyle mutluyum, öyle mesudum ki, anlatamam. Hatta son bir haftanın içine girmiş bulunuyorum. Heyecan had safhada. Belki de bu saksıların önünde çekilen son karemdir. Adios!
*Hey! Matissera Store'a da bakmadan  geçmeyin ama tamam mı?

4 Ağu 2011

Bayramı hastanede geçiren "çocuk"lar var...





 Sevgili NoraAshira'nın izniyle onun dilinden paylaşıyorum...


Mutlu Olalim Projesi uzun bir suredir Izmir'de devam eden bir proje. Hastanede yatan cocuklari mutlu etmeye yonelik bir olusum. Ben de yillardir kendi capimda maddi ve manevi destek veriyorum bu projeye. Hak etmediklari hastaliklarla bogusan yuzlerce cocugun yuzunu guldurdugumu bilmek beni mutlu ediyor. Birini mutlu ettigim icin mutlu oluyorum. Yasanan ve yasanabilecek olan en guzel kisir dongu bu sanirim :) Bu bayramda cocuklara bayramlik etkinligi baslattilar. Maddi destek veremeseniz bile bu olayi bloglarinizda duyurmaniz, bir suru insana ulasmasini saglamaniz bile yeter.


300 ÇOCUĞUMUZA HEDİYE EDECEGİMİZ BAYRAMLIKLARLA BAYRAM SEVİNCİ YAŞATALIM...


Behçet Uz ve Ege Üniversitesi Çocuk Hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de destegiyle bayramliklarla sevindirmek istiyoruz...
Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır, çocukluğumuzda bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.
Hastanede kalan bir çocuk için bayramın ne kadar zor geçtiğini düşünelim, bu nedenle bu bayramda gelin onları biraz da biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...


0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz. (Kız çocuklarına elbiseler, erkek çocuklarına şort-tişört şeklinde takımlar olabilir.) İsterseniz dilediginiz sayıda alıp asagidaki adrese göndererek bize ulastırabilirsiniz. (Yurtiçi Kargo Liman Şb. Alsancak-İzmir adresine Özlem ŞENGİR adına)
Kaç adet bayramlık alacagınızı burdan sürekli paylaşırsanız, biz de alınacak bayramlık sayısını güncelleriz, ihtiyacımız olan sayıyı, yaş ve cinsiyet grubuna göre burdan paylaşırız ki bayramlık alamayacak olan bir çocuk bile kalmasın...Hepimizin dilegi tüm hastaneye yetecek kadar bayramlığı toplayabilmek...


Ayrıca Behçet Uz Onkolojinin Servisinin aşağıdaki ihtiyaçlarına da cevap verip, yine çocuklarımızın sıkıntılarını giderebilir; zorlu hastane süreci birazcık da olsa kolaylaştırabilirsiniz:


- 30 yatak- yataklar çok kötü durumda,telleri çıkmış halde,altlarına battaniye sererek yatmak zorunda kalıyorlar.
- 12 televizyon- televizyonların hiçbiri çalışmıyor, ikinci el bile olabilir, uzun süre hastanede yataktan kalkamadıkları odalarından çıkamadıkları için tek eğlenceleri televizyon.
- Yoğun bakım odası için bir ofis tipi buzdolabı
- 12 vantilatör-ısıtıcı
- 1 çamaşır makinesi
- 30 çarşaf


Elektronik aletler ikinci el de olabilir,yeter ki bir süre de olsa çalışsın.






Hepinizin desteklerini bekliyoruz....


mutluolalim@gmail.com
www.mutluolalim.com

7 Tem 2011

Nice yıllaraa Esinspiration! ♥

Seni çoook seviyorumm esinspiration !♥♥♥

Bu arada yine canım ablamla aynı gün doğan yengeç kardeşim marléne the third 'e de happy birthdayy!! ^_^ ♥

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails