media etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
media etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eki 2011

İzmir'de Film Ekimi

Her yıl İstanbul'da düzenlenen Film Ekimi bu sene İstanbul dışında bir çok şehre taşıyor. Ne ala! mamma mia!
Filmi severiz, festivalleri severiz di mi ama?
Evet bu yıl İstanbul dışında İzmir, Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır'da da gösterim olacak.
İzmir'de 13-16 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Film Ekimi, bizi Ykm Cinebonus'ta Avrupa sinemasıyla buluşturacak!
Biletleri biletixten temin edebilirsiniz ;)

18 Eyl 2011

12. İstanbul Bienali "İsimsiz"

12. İstanbul Bienali, 17 Eylül tarihinden itibaren İstanbul'u bir kez daha dünya sanat çevrelerinin ilgiyle izlediği bir sanat platformuna dönüştürmeye hazırlanıyor. Avrupa'da Venedik Bienali ile beraber yılın en önemli sanat etkinliği olarak anılan İstanbul Bienali'nin bu yılki başlığı İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011 olarak belirlendi.


Bienalin, küratörler Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann tarafından belirlenen başlığı ve görsel kimliği, minimalist ve kavramsal yapıtlarıyla 20. yüzyıl güncel sanatının en önemli isimleri arasında sayılan Kübalı-Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres'e göndermeler içeriyor. İşleri uluslararası arenada pek çok kişisel ve karma sergide yer alan Gonzalez-Torres, küratörlüğünü Rosa Martinez'in üstlendiği 5. İstanbul Bienali'nde de sanatçı olarak yer almıştı. Torres'in, siyasi konuları ele alırken biçimsel yenilikçiliği kullanarak oluşturduğu sanat dili, 12. İstanbul Bienali için yürütülen araştırmalara esin kaynağı oldu.

12. İstanbul Bienali, başlığının yanı sıra temalarında da Felix Gonzalez-Torres'in işlerinden ilham alıyor. Bienalde İsimsiz (Soyutlama)"İsimsiz" (Ross)"İsimsiz" (Pasaport)İsimsiz (Tarih)"İsimsiz" (Ateşli Silahla Ölüm) olarak farklı temalar altında düzenlenecek beş karma sergiye ek olarak, bu meselelerle ilgili tartışmaları daha da ileriye taşıyacak 50'den fazla kişisel sergi de yer alacak.

12. İstanbul Bienali, yapıtların sunumuna ve birbiriyle ilişkisine öncelik tanıyacak şekilde, özenle inşa edilmiş tek bir mekâna, Antrepo'ya yerleştirilecek. Aralarında Pritzker Mimari Ödülü ve Venedik Mimarlık Bienali'nin Altın Aslan Ödülü'nün de bulunduğu birçok ödülün sahibi, güncel mimarinin ünlü isimlerinden Ryue Nishizawa'nın Mimari Tasarım Ofisi tarafından yapılan bienal mekânlarının mimarı tasarımıyla 3 ve 2010 yılında onarılan 5 numaralı Antrepolar'ın içi, çelik ve alçıpan konstrüksiyonlarla etkileyici bir sergi alanına dönüştürülecek.

Gonzalez-Torres'in "İsimsiz" kavramına uygun bir şekilde ve yerleşmiş sanatsal ve siyasi kuralların arkasından dolaşma arzusuyla, sanatçıların isimleri bienalin açılışına kadar açıklanmayacak. Küratörler sergiyle ilgili önyargılı düşüncelere yönelik eleştirel bir tavır geliştirerek, katılan sanatçıların isim listesini, etkinliğin ana başlığını, hatta mümkün olduğunca kendi isimlerini de ilan etmeyerek serginin açılmadan önce bu yollarla tüketilmesini eleştiriyorlar. Bu söylem, temel önermelerinin önemli bir noktasını oluşturuyor.



*kaynak: iksv
                

4 Ağu 2011

Bayramı hastanede geçiren "çocuk"lar var...





 Sevgili NoraAshira'nın izniyle onun dilinden paylaşıyorum...


Mutlu Olalim Projesi uzun bir suredir Izmir'de devam eden bir proje. Hastanede yatan cocuklari mutlu etmeye yonelik bir olusum. Ben de yillardir kendi capimda maddi ve manevi destek veriyorum bu projeye. Hak etmediklari hastaliklarla bogusan yuzlerce cocugun yuzunu guldurdugumu bilmek beni mutlu ediyor. Birini mutlu ettigim icin mutlu oluyorum. Yasanan ve yasanabilecek olan en guzel kisir dongu bu sanirim :) Bu bayramda cocuklara bayramlik etkinligi baslattilar. Maddi destek veremeseniz bile bu olayi bloglarinizda duyurmaniz, bir suru insana ulasmasini saglamaniz bile yeter.


300 ÇOCUĞUMUZA HEDİYE EDECEGİMİZ BAYRAMLIKLARLA BAYRAM SEVİNCİ YAŞATALIM...


Behçet Uz ve Ege Üniversitesi Çocuk Hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de destegiyle bayramliklarla sevindirmek istiyoruz...
Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır, çocukluğumuzda bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.
Hastanede kalan bir çocuk için bayramın ne kadar zor geçtiğini düşünelim, bu nedenle bu bayramda gelin onları biraz da biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...


0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz. (Kız çocuklarına elbiseler, erkek çocuklarına şort-tişört şeklinde takımlar olabilir.) İsterseniz dilediginiz sayıda alıp asagidaki adrese göndererek bize ulastırabilirsiniz. (Yurtiçi Kargo Liman Şb. Alsancak-İzmir adresine Özlem ŞENGİR adına)
Kaç adet bayramlık alacagınızı burdan sürekli paylaşırsanız, biz de alınacak bayramlık sayısını güncelleriz, ihtiyacımız olan sayıyı, yaş ve cinsiyet grubuna göre burdan paylaşırız ki bayramlık alamayacak olan bir çocuk bile kalmasın...Hepimizin dilegi tüm hastaneye yetecek kadar bayramlığı toplayabilmek...


Ayrıca Behçet Uz Onkolojinin Servisinin aşağıdaki ihtiyaçlarına da cevap verip, yine çocuklarımızın sıkıntılarını giderebilir; zorlu hastane süreci birazcık da olsa kolaylaştırabilirsiniz:


- 30 yatak- yataklar çok kötü durumda,telleri çıkmış halde,altlarına battaniye sererek yatmak zorunda kalıyorlar.
- 12 televizyon- televizyonların hiçbiri çalışmıyor, ikinci el bile olabilir, uzun süre hastanede yataktan kalkamadıkları odalarından çıkamadıkları için tek eğlenceleri televizyon.
- Yoğun bakım odası için bir ofis tipi buzdolabı
- 12 vantilatör-ısıtıcı
- 1 çamaşır makinesi
- 30 çarşaf


Elektronik aletler ikinci el de olabilir,yeter ki bir süre de olsa çalışsın.






Hepinizin desteklerini bekliyoruz....


mutluolalim@gmail.com
www.mutluolalim.com

4 Haz 2011

Mati, Hürriyet En iyi 10 Jürisinde!

 Geçen hafta Hürriyet gazetesi yazarı Nur Hnm'dan gelen bir mail üzerine,
İzmir'de mezuniyet alışverişi için tercih edilebilecek 5-6 butik önermiştim. Dün de Cuma eki "En İyi 10"da yayınlanmış.
Önerdiğim 5-6 butikten 2 tanesi: Easy Couture by Bo ve Eron Alanköy listede yeralmış.
İkisi de gerçekten kaliteli ve mezuniyet balosu için bir çok seçenek bulabileceğiniz butikler.
Moda ve alışveriş yazarları, moda editörleri, bloggerlar ve benim de olduğum jürinin seçtiği 
"Mezuniyet Alışverişi için En İyi 10 Butik!"

1. Closh / İSTANBUL
2. Atelier 55 / İSTANBUL
3. Zeynep Tosun / İSTANBUL
4. Özgür Masur / İSTANBUL
5. Gamze Saraçoğlu / İSTANBUL
6. Dresscholic / İSTANBUL
7. Sagaza Madrid / İSTANBUL
8. Designers&Me / ANKARA
9. Easy Couture by Bo / ALAÇATI
10. EronAlanköy / İZMİR

3 Nis 2011

Modacı Esin YILMAZ'ı kaybettik...

Modacı Esin Yılmaz vefat etti



Esin Yılmaz, tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi'nde yaşama veda etti.
İstanbul'da dünyaya gelen, ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamlayan Esin Yılmaz ilk kez kestane ağaçlarının kabuklarıyla yaptığı tasarımlarla öğretmenlerinin dikkatini çekti. Yılmaz, 15 yaşından itibaren yanında eğitim gördüğü Nişantaşı'ndaki Rum terzinin yanından 1972 yılında ayrılarak İzmir'e geldi. 'Yaratıcılık, uygarlık, enerji ve hınzırlığın beşiği' olarak gördüğü İzmir'in Alsancak'ında atölye açtı. İlk defilesini Kız Yetiştirme Yurdu yararına gerçekleştirdi. 35 yıllık meslek yaşamında hep farklı olan Esin Yılmaz yalnız kendine benzedi. özgün tasarımlarını İzmir, İstanbul, ABD, Almanya ve Romanya'da sergileyen Esin Yılmaz, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Akademi Ege'de, Konak Belediyesi bünyesinde açılan kurslarda usta öğretici ve moda tasarımcısı olarak dersler, seminerler verdi.

Yakalandığı amansız hastalık nedeniyle çeşitli operasyonlar geçiren ve ilaç tedavisi de gören Esin Yılmaz, son olarak 3.5 ay önce Ege Üniversitesi Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Yılmaz, 1 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde vefat etti.

Esin Yılmaz'ın cenazesi bugün Alsancak Hocazade Camii'nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrasında toprağa verilecek.


kaynak: DHA

15 Mar 2011

Bloguma Dokunma Kampanyası için Kanal35'e konuştuk!


Sevgili GUTU'nun aracılığıyla
İzmir'li bir kaç blogger olarak sesimizi Kanal35'ten duyurabildik.
Kanal35 muhabiri Ezgi Saraçoğlu'nun konuya olan duyarlılığı sayesinde
bir nebze olsun derdimizi anlatmayı başardık.

 Bu görsel GUTUvonka'dan aşırmadır.

Bloglar, yani sanal günlükler,
günümüzde sadece bir günlük olmaktan çıkmış, 
sanat, moda, ticaret, ekonomi, spor, müzik, sinema 
aklınıza gelebilecek her tür konuyla alakalı olarak
bilgi alabileceğiniz, insanların kendilerini en samimi, 
en dolaysız yoldan ve direkt olarak ifade edebildikleri
özgür bir platformdur.
Günümüz modacıları, artık bloglardan ilham alıyor,
insanlar bloglar sayesinde bir çok sanatçının çalışmalarına dakika dakika ulaşabiliyor, 
dünyadan en son haberleri okuyabiliyor,
binlerce insanın binlerce konu hakkındaki en samimi yorumlarını bloglar sayesinde, 
objektif bir şekilde değerlendirebiliyorlar.

Dolayısıyla bloglar önemli, bloglarımıza dokunulmasın!
Onlar bizim dilimiz,
kalemimiz...

Kanal35'le yaptığımız röportajı izlemek isterseniz,
buradan ulaşabilirsiniz.

1 Mar 2011

Blogger psikolojisi


Blogger kapatılacakmış, kapatın!
Fizy davalıkmış, davalayın!
Youtube artık aç kapa yalama olmuş!
Lastfm yalan olmuş!
Nereye kadar?
...
Bundan 100 yıl önce blogger mı vardı?
Hayır.
E peki?
...
Ama o zaman başka şeyler vardı yasaklanan...
...
Herşey yasaklansa da kimse ruhumu yasaklayamaz!
Yine çıkar, yine dolanır, yine konuşurum.
...
Ama sürü psikolojisinde değil
"Aa bak şurda bi kalabalık var, hadi oraya gidelim!"
Haydi hurraaa herkes oraya.
...
Hayır bu değil,
Herkes kendi fikirlerini savunsun başkalarınınkini değil
Bir şeyi savunacaksan ne olduğunu araştırıp anlayarak savun.
birlik ol,
ama
sürüden olma.
Herkesin yaptığının aynısını bilinçsizce yapma
bilinçli ol
farkında ol
copy-paste olma
sen de birşeyler söyle
kes yapıştır, bu iş bitmiştirle olmuyor
en cici blogger ödülü gibi değil bu
ciddi bir şey
oku
anla
sonra
paylaş
...
Bugün blogger kapatılır yarın facebook!
ama bu sefer başka bir platformda yine sesimi duyururum
bunun kaçışı yok.
yani böyle yasaklamaların hiçbir manası yok
insan istedikten sonra her yolla yapar yapacağını
zihniyeti değiştirmeli önce
yasaklar, engeller bir işe yaramaz.
bu şunun gibi bişey:
...
Delinin biri  şampuanı yemeye kalktı diye şampuanı yasaklamak,
sınıfta bir kişi yaramazlık yaptı diye bütün sınıfı falakaya yatırmak,
bir çuval inciri berbat etmek gibi bu!
...
Bu türden yazmayı sevmiyorum, çünkü beceremiyorum,
 bu ilk ve son en ciddisi olsun
bundan sonra umarım daha eğlenceli şeyler yazarım burada
blogger ömrüm kaldıysa tabii.








LinkWithin

Related Posts with Thumbnails